| |
Sizin
gardırobunuz kaç kişiyi giydirir?
Güven AKSU
SPOT: Türkiye'nin en geniş kostüm ve aksesuar gardırobunun
TRT Sitesi'nde olduğunu biliyor musunuz? 77 bini aşkın kostüm ve
26 bini aşkın aksesuar, özel depolarda korunuyor.
SPOT: Böylesine bir hazineye dalıp da bu kostümleri
denememek mümkün mü? Haber için girdiğimiz bu depolardaki kostümlerin
sadece birkaç tanesini sizin için denedik.
SPOT: Depolarda bulunan malzemelerin büyük bir
bölümü, istense de parayla satın alınamıyor. Çünkü bu ürünler günümüzde
piyasada bulunmuyor. Hatta bazı dönemlerin kumaşları bile üretilmiyor
ki satın alıp o dönemlerin giysilerini diktirebilesiniz.
Bir gardırop düşününki içine binlerce elbise alabiliyor. Hem yazlıkları,
hem kışlıkları, hem 10 yıl öncesini, hem 40 yıl öncesini, hem de
yüzlerce yıl öncesini elinizin altına getiriyor. Bu gardırobun kapısını
her açtığınızda renk renk, çeşit çeşit, desen desen pek çok giysi
sizi selamlıyor.
Türkiye'nin en geniş gardırobundan söz ediyoruz. Ankara Televizyonu
Artistik Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Kostüm-Aksesuar
Servisi, TRT yapımlarında kullanılan kostüm ve aksesuarları saklayarak,
bu alanda Türkiye'nin en büyük deposunu oluşturdu. Türkiye'de televizyonun
yayın hayatına başladığı günden bu yana biriktirilen malzemeler,
77 bini aşkın kostüm ve 26 bini aşkın aksesuarla
paha biçilmez bir koleksiyona dönüştü. |

|
|
| |
Binlerce kalemlik bu hazinenin Türkiye'de eşi benzeri yok. Her ne
kadar son yıllarda atağa geçen Türk sineması ve televizyon kanallarının
yerli dizi savaşı, birkaç küçük kostüm-aksesuar dükkanının açılmasına
neden olsa da bu dükkanlarda TRT depolarının sunduğu çeşidi bir
arada görmek mümkün değil. Çünkü onların birikimi sadece birkaç
binle sınırlı. Bu nedenle yapımcıların, yönetmenlerin, sanat yönetmenlerinin
ve kostüm-aksesuar sorumlularının ilk aklına gelen yer, TRT'nin
kostüm, aksesuar ve butafor depoları oluyor.
Depolar yeniden düzenlendi
Bu hazinede keseler dolusu altın, zümrüt taçlar, yakut gerdanlıklar,
elmas yüzükler yer almıyor belki ama İncili Kaftan'dan Korkunç İvan
kostümüne, padişah giysilerinden uzaylı kıyafetlerine kadar binlerce
giysi arasında zaman tünelinde ilerliyorsunuz. Bazen masal dünyasında,
bazen hayatın gerçeğinde gidip geliyorsunuz. Aksesuar deposunda
ise ambalajlar içinde saklanan sandalyeler, koltuklar, masalar,
çatallar, bıçaklar, kaşıklar, tabaklar, bardaklar arasında adeta
koca bir züccaciye dükkanını ya da bit pazarını geziyorsunuz.
Yılların birikimi bir çatı altında toplayan bu depolar son şeklini
birkaç yıl önce almış. Daha önce sadece bir yığın halinde olan kostüm,
aksesuar ve butafor depoları tek tek elden geçmiş. Aralık 2000'de
başlayan ve bir yıl süren yoğun çalışmanın sonunda bu depolara adeta
sihirli değnek dokunmuş. Şapkalar, kavuklar, gelin çiçekleri, çantalar,
şallar, fularlar, şemsiyeler, bastonlar, ayakkabılar, botlar, çizmeler,
terlikler, bluzlar, kazaklar, montlar, kabanlar, ceketler, pelerinler,
elbiseler, içlikler, redingotlar, istanbulinler, smokinler… Aklınıza
gelen her şey belirli bir düzen içinde standlara yerleştirilmiş.
Değerli bir hazine
Bu malzemelerin büyük bir bölümünü, isteseniz de parayla satın alamazsınız.
Çünkü artık bu ürünler piyasada bulunmuyor. Hatta bazı dönemlerin
kumaşları bile üretilmiyor. Ninelerinizin çeyizlerini yaptığı dikiş
makineleri, yüzyıllar öncesini aydınlatan kandiller, artık hafızalardan
bile silinmeye yüz tutmuş sofra takımları, kullanımdan kalkmış sehpalar,
yerini bilgisayara terk etmiş daktilolar… İşte bu nedenle üstlendikleri
sorumluluğun bilinciyle servis çalışanları, bu depolara büyük bir
ihtimam gösteriyor. Özenle saklanan malzemeler, ancak form karşılığında
deponun dışına çıkabiliyor.
TRT programları için malzemeler ya yapımcılara ya da kostüm-aksesuar
sorumlularına zimmet yapıldıktan sonra çıkışı yapılıyor. Ama elbette
bu birikim sadece TRT için çekilen yapımlarda kullanılmıyor. TRT
dışından kullanıcılar istedikleri malzemeyi, malzemenin piyasa değerini,
hasar görmesi ihtimaline karşın teminat olarak TRT hesaplarına yatırdıktan
sonra makbuz karşılığında kiralayabiliyorlar.
Peki, bu hazinenin müşterileri kimler? 29 Ekim, 19 Mayıs gibi özel
günler ve yılsonu etkinliklerinde kullanılmak üzere Türk Silahlı
Kuvvetlerine ve okullara, festivaller için pek çok belediyeye, dönem
filmlerinde kullanılmak üzere film şirketlerine kiraya veriliyor.
Ayrıca bu kostümler yalnız yurtiçinde değil, yurtdışında da kullanılıyor.
Örneğin Dışişleri Bakanlığı geçtiğimiz ay İsrail'de yapılacak bir
gösteri ve sergi için TRT'den onlarca askeri kostüm kiraladı.
Ekranı onlar süslüyor
Kostüm-Aksesuar Servisi'nde sadece depodaki kostümlerin yıkanması,
ütülenmesi, bakımı ile ilgilenilmiyor. Servis çalışanları dizi
filmlerin ve dönem filmlerinin kostüm devamlılığı için bazen setlerde
geceli gündüzlü çalışmanın içinde yer alıyorlar. Bazense müzik-eğlence
programlarında orkestra üyelerinin tek tip giyinmesi için tüm
malzemeleriyle hazır bulunuyorlar. Bu programlarda masaları, sandalyeleri
ekranın gizli kahramanları olarak onlar giydiriyorlar ve süslüyorlar.
Ama Türkiye'de bu alanda en geniş imkanları yayıncılara, askerlere,
öğretmenlere, öğrencilere kısacası isteyen herkese sunan bu depoları,
hiç kuşkusuz daha farklı bir yaklaşımla yeniden yapılandırmak
mümkün. Örneğin bu birikim, dijital ortama fotoğrafla aktarılsa,
hatta internet kullanıcılarına sunulsa hiç de fena olmaz değil
mi?
Çünkü Türkiye şartlarına göre her ne kadar çok iyi durumda olsa
da çağdaş dünyanın bir o kadar gerisinde bu sistem. Neden mi? Amerika
ve Avrupa'da, sinema filmlerindeki veya televizyon dizilerindeki
karakterlerin kostüm ve aksesuarları yapım gösterime girmesiyle
satışa sunuluyor ve bu satışlardan inanılmaz gelirler elde ediyorlar.
Kullandıkları kostüm-aksesuarları sergilerle ülke ülke, kent kent
dolaştırıyorlar ve bu malzemeleri sergileyen müzeleri binlerce kişi
ziyaret ediyor.
|
|
| |
WEB Sitemizi
Açarken... Sonunda çok uzun bir gecikme ile
de olsa web sitemizi açtığımızı sizlere duyurmaktan mutluluk duyuyorum.
Bu gecikmeye teknik sorunlardan başlayan bir dizi talihsizliğin
yanı sıra organize olmaktaki bazı eksiklerimizin de payı oldu.
Diğer yandan bu eksiklik iletişimimizi zorlaştırarak aynı zamanda
örgütlenmemizin gelişmesinin önünde bir engel oldu. Umarız ki
bugünden itibaren sitemizin açılması derneğimizin yoluna daha
büyük bir kararlılıkla devam etmesi için yeni bir ivme sağlayacaktır.
Bu siteyi tüm üyelerimizle birlikte oluşturacağımız canlı, interaktif
ve yaşayan bir yapı olarak düşünüyoruz. Umuyoruz sitemiz sadece
haberleşmemizi sağlamayacak, aynı zamanda tüm üyelerin bilgi,
görüş ve düşüncelerini ortaya koymaları ve hem yönetimle, hem
de birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmalarına olanak sağlayarak
örgütümüzün gideceği yola ışık tutacaktır. Bu amaçla sitemizin
içinden girebileceğimiz bir yahoo grup oluşturduk. Başlığın sağ
üst tarafındaki 'grup' linkinden yahoo-groups'un ana sayfasına
girip 'sahne tasarımcıları' grubuna üye olabilirsiniz. Grubumuzu
oluşturduğumuzda hem her üyenin yazdığı mesaj hepimize e-mail
olarak gelecek, hem de grubun ana sayfasında belli konularda herkesin
ne düşündüğünü toplu olarak görebileceğiz. Önemli konularda karar
alınırken mümkün olduğu kadar çok üyenin katılımını sağlamak her
demokratik örgütün vazgeçilmez önceliğidir.
Gördüğünüz gibi bütün menüleri şu anda açamadık. Bunun nedeni
sadece sitemizi bir an önce hayata geçirme arzusu değil aynı zamanda
sizlerin katkısı olmadan bu siteyi gerçek anlamda ‘tamam’ bir
hale getirmenin olanaksız olmasıdır. Özellikle Eğitim, Yayınlar
ve Teknoloji bölümleri için herkesin katkısına ihtiyacımız var.
Teknoloji sayfası için ışık ve ses tasarımcısı ve sahne teknisyeni
arkadaşlarımız görüşlerini ve bilgilerini en kısa zamanda bizimle
paylaşabilirlerse bu sayfaların en çabuk ve doğru şekilde biçimlenmesini
sağlamış oluruz. Gene aynı şekilde 'Linkler' menüsünde bulunmasında
yarar gördüğünüz adresleri bildirirseniz herkesin ihtiyaç duyduğu
birçok adrese ulaşabileceği zengin bir kaynağımız olur. Elbette
aynı şey 'yayınlar' sayfası için de geçerli. Biz şimdilik sadece
küçük bir başlangıç yaptık.
Sitemizi Derneğimizin bir mikro-kozmosu olarak düşünüyoruz. Dolayısı
ile dernek için düşündüğümüz her şey sitemiz için de doğrudur.
Bu site yalnız biz meslektaşlar arasında değil, mesleğimizle ilgili
diğer kişi ve kuruluşlarla da iletişimimizi sağlayacak bir platform
olmalıdır. Aynı zamanda sitemizin mesleğimizin ve tüm meslektaşlarımızın
dünyaya açılan penceresi olmasını hedefliyoruz. OISTAT’ın sitesinden
üyelerimizi ilgilendirebilecek haberleri (özellikle uluslar arası
sergiler, fuarlar, mesleki toplantılar, öğrenci ve mesleki değişim
programları gibi) ‘Uluslar arası etkinlikler’ menüsü altında mümkün
olduğunca güncelliğini yitirmeden Türkçeye çevirerek sizlere iletmeye
çalışacağız. İngilizce sayfamızda ise Derneğimizle ilgili bilgilerin
yanısıra mesleğimizle ilgili önemli haberleri de kısaca da olsa
İngilizceye çevirerek aynı zamanda ülkemizin tanıtımına da katkıda
bulunmayı amaçlıyoruz. Ayrıca bir 'Üyelerimiz' menüsü açıp tüm
üyelerimizin isimlerini ve iletişim bilgilerini yayınlamak ta
diğer bir düşüncemiz. Ancak izninizi almadan girişimde bulunmak
istemedik. Bu konuda ne istediğinizi bize bildirirseniz ona göre
bir liste oluştururuz. (Örneğin 'yalnızca adımın yayınlanmasını
istiyorum, adımın ve e-mail adresimin, ya da e-mail ve telefon
numaralarımın da görünmesini istiyorum' gibi)
Gelelim bu yazının içinde yer aldığı menüye ‘Ayın Konusu’ hepinizin
mesleki konulardaki bir yazınızın yayınlanması için ayrılmış bir
alandır. Bir çeşit gazete köşe yazısı gibi. Bu bilimsel bir yazı
olabileceği gibi doğrudan düşüncelerinizi, deneyimlerinizi, mesleki
sorunlarınızı paylaşabileceğiniz bir yazı olabilir. Resim ya da
fotoğraflarla zenginleştirilmişse çok daha iyi olur. Bu köşedeki
yazıların en az ayda bir kez değişmesini istiyoruz. Elbette 'Ayın
Konusu' birden fazla yazı geldiği taktirde ‘Ayın Konuları’ da
olabilir, yani aynı anda birden çok yazı yayınlanabilir. Eğitim
menüsünün altında da 'Ayın Okulu' adlı bir sayfamız var. Burada
da her ay yurtdışında isim yapmış farklı bir okulu kısaca da olsa
tanıtmayı hedefliyoruz. Zaman içinde bu konuda da bir arşivimiz
olacak.
Öncelikle site ile ilgili eleştirilerinizi, görüşlerinizi ve
katkılarınızı bekliyoruz. Yaşayan siteler de organik varlıklar
gibi zamanla büyürler ve doğru bir biçimde gelişmeleri için hedef
aldıkları grupla sağlıklı bir ilişki içinde olmaları gerekir.
Benim aklımda şu anda gündeme alamadığım ama ilerde gerçekleşmesini
istediğim bazı fikirler var; örneğin sanal galeri gibi, örneğin
firmalar adres defteri gibi. Günümüzde gerek teknoloji, gerek
artistik yaklaşımlar sürekli değişiyor. Hepimiz her gün yeni malzemelerle
çalışmak, yeni teknik sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Bu
derneğin -bana göre- en önemli tarafı değişik sektörlerde çalışan
meslektaşları bir araya getirmesi. Hepimizin birbirimizden öğreneceği
şeyler var. Benim mesleki deneyimimde karşılaştığım en önemli
sorunlardan biri dar zamanda (mesleğimizde zaman her zaman dardır!)
yeni bir malzeme ya da yeni bir teknolojiyi temin edecek doğru
ve güvenilir firmaları bulmak oldu. Ama bunların hayata geçmesi
için hepinizden gelecek bilgi ve materyalin birikmesi gerekiyor.
Eğer böyle bir envanter sağlarsak orta vadede hem her an başvurabileceğimiz
güvenilir bir kaynağımız olur hem de ilerde çeşitli etkinliklerimiz
için başvurabileceğimiz olası destekçiler yaratmış oluruz. Elbette
bunların dışında yepyeni fikirler de ortaya çıkacaktır. Lütfen
bilgi ve deneyimlerinizi paylaşalım.
Bir tasarım meslek kuruluşunun Web sitesini hazırlamak birçok
açıdan cesaret istiyor. İyi bir web sitesi hazırlamak gerçekten
belalı bir işmiş; özellikle de bütçeniz kısıtlıysa. Bu siteyi
hem içerik, hem de biçim açısından sizlere layık bir hale getirememe
korkusu benim aylarca uykularımı kaçırdı ve bu uzun gecikmenin
de başlıca nedenlerinden biri oldu. Ve her şeye rağmen hala içime
sinmeyen bir yığın detay var. Ama şu anda önemli olan biçimden
çok işlev ve bundan sonra hepinizin katkılarıyla sitemizi her
geçen gün daha mükemmel hale getireceğimize inanıyorum.
Evcimen Perçin
Başkan |
|
|